Beynimizi ve bedenimizi birer maraton koşucusu olarak kabul edersek şöyle bir şey söylememiz mümkün; Beyin koşuyu bitirdi, bedense henüz yarışa başlayamadı. On yıl öncesine kadar insanlığın en önemli vazifesinin bilimi korumak ve her ne şekilde olursa olsun gelişime ayak uydurmak olduğunu düşünürdüm. Artık geldiğimiz noktada bu bana saçma geliyor. Düşünsenize nanoteknoloji kullanılarak boyalar üretiliyor, her eksikliğimizin genini bulup kendimizi tamir edebilecek duruma geliyoruz, Cern’deki dostlarımız Higgs Bozonu’nu yaratmak için akıl almaz deneyler yapıyor, internet Bağcılar’da yaşayan bir insanın bile hayatına nüfuz etmiş durumda… Buna karşın yediklerimizi çıkarmak için hala inanılmaz ilkel bir boşaltım sistemi kullanıyoruz, her gün minimum 4 saat uyumak ve uyurken kendimizi şarj etmek zorundayız, yaşlılarımız ve bebeklerimiz kakalarını tutamadığında onları ayıplamıyoruz. Bunu kendime itiraf etmem 20 yılımı aldı ama artık eminim; Bilimi, gelişimi, teknolojiyi bir kenara bırakıp ilkel bedenimiz ve doğamızla uyumlu bir hayat yaşamak zorundayız. Tüm ‘bina’larımızı yıkıp her şeyi baştan inşa edelim; ama bu sefer kardeşlikle, dostlukla ve eksikliklerimizden utanmadan. Ve bir şey yapacaksak eğer bunu hemen yapmamız lazım. Çünkü bundan sonra geriye dönmek imkansız olabilir.

— Stephen Hawking

Reklamlar

Laf konuş

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s