Fazla değil, 9 Temmuz 2014’te kurulmuş Evimitut.com. Şimdiye kadar da 123 kişi bu site aracılığıyla ev tutmuş. Kısa zamanda güzel istatistik. Bildiğim kadarıyla hikaye şöyle; ev arayan bir reklamcı, emlakçılık müessesesine isyan ediyor ve bu işe girişiyor. Şahsen başlangıçta fazlasıyla hoşuma giden bir projeydi. Hele ki ev kiralarının uçtuğu bu dönemde, “gelin bu iblislerin yoluna taş koyalım, halkın demir yumruğunu enselerine vuralım” minvalinden kolektifliği vurgulayan “manifesto”su ortak mücadele alanlarının geliştiği bir zamanda çok şeyler vaat ediyordu.  Şu anda oturduğum evi 15 dakika içinde tutmama rağmen, emlakçıya yine de 1600 TL domalmış olmamın da bu projeye yakınlık hissetmemde etkisi var, doğruya doğru.

Fakat aradan biraz zaman geçince işin içine markalar dahil oldu. Şimdi Vestel, Pizza Hut, D Smart falan marka olarak bu projede yer alıyor. “Evimitut’a ilan veren ve evini Evimitut’tan tutan herkese gezinomi.com’dan 100 TL tatil indirimi hediye.” gibi kampanyalar var. Şuradan görülebilir aktif olanları.

2014-12-23_1710

Şahsen toplumsal fayda sağlayacak bir konuda markalardan faydalanmaya kategorik olarak karşı değilim, her ne kadar pek hoşlanmasam da. Lakin son olarak Fangogo‘da bir bağış projesi başlattılar. Kısaca Evimi Tut’tan bahsettikten sonra amaç olarak şu yazıyor;

“EvimiTut’un trafiğini artırmak, daha çok insana ulaşmak, daha çok ilanın gelmesini sağlamak, daha çok insanın emlak komisyonu vermeden yeni evini tutmasını sağlamak için biraz desteğe ihtiyacımız olduğuna karar verdik. Ve işte buradayız :)” 

Yani deniyor ki, biz reklam çıkacağız, parasını da sizden istiyoruz. Bu şekilde trafik artacak, daha çok ilan gelecek, daha çok insan ev bulacak falan. Peki o zaman şunu konuşmamız lazım; Markalar hangi şartlar altında Evimi Tut’ta kampanya yapabiliyorlar? Bir bütçe oluyor mu bu iş için? Oluyorsa ne kadarlık bir bütçe ödüyor bu markalar? Sitenin trafiği artığında, daha ileri gidelim, en fazla ev aranan 3-5 site arasına girildiğinde markalar bu işe nasıl entegre edilecek? Bütçeler nasıl olacak?

Burada ciddi bir sıkıntı var. Misal bağış toplama işi denince ilk akla gelen Wikipedia, değil mi? Zira herhangi bir gelir modeli yok. Ara ara üst kısımda bağış için bir uyarı ekliyorlar, isteyen bağış yapıyor. Yani “bağış” dediğimiz şey içine markaları dahil etmek istediğin bir iş modelini geliştirmek için kullanılmaz. Onun için yatırımcı lazım.

Velhasıl bu işin tercümesi aslında şu; daha büyümemiş iş için yatırımcı bulup az paralara hayvan gibi hisse falan vermek istemiyorum. Başta da kolektiflik dedik, emlakçıların herkesi sikerttiğini söyledik, ortak sorunlar falan, söylemsel bir altyapı da var. O zaman neden reklam bütçesini bağışçılardan çıkarmayalım ki? Yarın öbür gün proje tutar da milyördolara satarsak kimse gelip bir şey demez zaten. Çünkü kapitalizm, çünkü girişimcilik be moruk!

Reklamlar

Evimi Tut, markadan ödülleri kap, bağışçım ol” üzerine 9 yorum

    1. 🙂 Beybin, konu aslında Evimi Tut özelinde değil benim açımdan, genellikle de bu şekilde tek bir örnek özelinde konuşmayı faydasız buluyorum. Örnekten yola çıkarak sistemsel bir soruna -eğer varsa tabii- varmanın daha hayırlı sonuçları olacağı kanaatindeyim. Diğer türlü biri gider, diğeri gelir, bir şey değişmez. Bu arada niyet okumayla değil, realite üzerinden konuşma taraftarıyım. Bu fonlama konusunda takıldığım mevzu şu -ki aynı zamanda onlarca örneği de kapsıyor bu-; mülkiyet tek bir merkezdeyken, “abi gel bi omuz at da şunu geliştirelim” kafası bana doğru gelmiyor. Buradaki mülkiyet ilişkisini, sağladığı toplumsal faydaya bakıp gözardı edemiyorum. Diyorsun ya; “%100’ünü satacak mısın sorusuna çok net bir cevap verebilirim. Hayır abi EvimiTut’ta hep yer almak istiyorum.”, ben de sana diyorum ki söz hakkının sende olmadığı zamanlar gelecek. O zaman bu ulvi amaçların pek bir anlamı kalmayacak. Keza şu anda yapılan yardımların da. Ekşi Sözlük’ün bir bilgi kaynağından ticarethaneye dönüşme süreci iyi örnek misal. Genel olarak sistemde sızıntı var yani. Diğer taraftan ilk açıldığında benim gördüğüm kadarıyla tüm iletişimi “şerrefsiz emlakçılık vs halkın kolektif çözümler cephesi” üzerine kurdunuz. Dolayısıyla mülkiyetin tek merkezde olması “kolektif”liği sikertiyor. Ha kötü bir iş mi yapıyorsunuz, elbet hayır, millet ev tutuyor komisyon vermeden, müthiş. Lakin sistemde bence sıkıntı var, evimi tut özelinde de bunu anlatmaya çalıştım. Üstte anlattığım sebeplerden fon desteği vermem ama denk gelirsek bi bira ısmarlarım 🙂

      1. Şimdi, bütün bu yazışmalar sonucunda, yazdığın yazının ne kadar anlamsız olduğunu söyleyebilir miyiz? Başladığın nokta ile vardığımız noktanın aynı yer olmadığını düşünüyorum.

        Birincisi, eğer zaten fongogo ya da crowdsourcing konusunu genel olarak eleştirecektiysen, o zaman bunun kıyasını EvimiTut ile, hem de “varsaydığın” ve “aslında öyle olmayan” yalan yanlış bilgilerle yazmaman gerekiyordu diye düşünüyorum.

        Çünkü başlangıçtaki sorulara bakalım:

        “Peki o zaman şunu konuşmamız lazım; Markalar hangi şartlar altında Evimi Tut’ta kampanya yapabiliyorlar? Bir bütçe oluyor mu bu iş için? Oluyorsa ne kadarlık bir bütçe ödüyor bu markalar? Sitenin trafiği artığında, daha ileri gidelim, en fazla ev aranan 3-5 site arasına girildiğinde markalar bu işe nasıl entegre edilecek? Bütçeler nasıl olacak?”

        Başlangıçta vardığın noktalara bakalım:

        “Velhasıl bu işin tercümesi aslında şu; daha büyümemiş iş için yatırımcı bulup az paralara hayvan gibi hisse falan vermek istemiyorum.”

        Sen bu yazında sisteme genel bir eleştiri yapmıyorsun ki, bariz bir şekilde bilmediğin bir girişim hakkında atıp tutuyorsun. Hem de hiçbir sürecini bilmeden. Neyse ki buradaki sorularını cevapladık, herhalde artık anlamışsındır 🙂

        Yani biz -yaklaşık 1 haftadır sanırım -Crowdsourcing konuşmuyoruz, sen hisselerini nasılsa satacaksın, bunun için şuan paran yok, girişimin para etsin diye Facebook ad çıkıyorsun diyorsun, ben de sana hiçbir girişimi 7bin tl’lik Facebook ad ile satamazsın, üstelik biz çoktan yatırımcılarla görüşmeye başladık, bu 7K gerçekten daha çok ilan gelsin de insanlar bu vakti kaçırmasınlar diye diyorum.

        Karşılığında vardığımız noktada da, bütün sorularına cevap vermiş olmama rağmen, sonunda şöyle bir cevap veriyorsun: Aaaa bi dakka ya, ben genel olarak sizin girişiminizden değil, crowdsourcingden bahsediyordum! EvimiTut hakkındaki yargılarının %90’ı tutmayınca, “eaaa ben zaten başka bir şeyden bahsediyordum, bu yazının konusu bu değildi ki?” demek kolay, “ha eyvallah, ben başta markalardan para alıyorsunuz, bu işe sadece para getiren bir ürün olarak bakıyorsunuz, hisselerinizi satmak için insanlardan para istiyorsunuz sanıyordum ama kazın ayağı öyle değilmiş” demek zor 🙂

        Crowdsourcing’e gelince, EvimiTut özelinde “EvimiTut’u geliştirelim” filan değildi, sadece kısa bir zaman için insanların kaçırmasını istemediğimiz bir zamanlama bu. Neden böyle diyorum. Çünkü emlak sektörü bir kere para yatırıp, 5 ay ekmeğini yiyeceğin bir sektör değil. Para koyduğun an kazanırsın, insanlar evlere girer evlerinden çıkar ve sen sürekli marketing yapmak zorundasındır. Yani bugün koyduğun x miktardaki marketing bütçesinin, bundan 1 yıl sonraya hatta 5 ay sonrasına hayrı yok.

        Crowdsourcing’in geneline baktığımızda da, buradaki ödül sisteminin tam olarak bu yüzden varolduğunu düşünüyorum. Yani kişiler sadece beğendikleri projeyi desteklemek ile kalmıyorlar, bir şey de elde ediyorlar. Ticaretteki ve pazarlamadaki “satın alma davranışı” sadece x ürünü aldığında elde ettiğin şey değildir. Bununla beraber elde ettiğin manevi güdüdür. Yani sen sadece bir materyali satın almazsın, ona sahip olmanın hissiyatını da satın alırsın. Bu senin için, benim için, dünyadaki açlık seviyesinde olmayan insanların çoğu için aynı şekilde. Bu özellikle işin tasarım tarafında daha da öne çıkar bu arada. Neden bir tuvalet fırçasının hem plastiği hem de demiri ama daha pahalısı var? Çünkü sen plastiği almak istemeyebilirsin ve tuvalet fırçasının daha şık olmasını istersin. Eğer zaten diğer türlüsü olsa herkes BİM’den -en ucuzu!- alışveriş yapardı, öyle değil mi?

        Velhasıl demek istediğim crowdsourcingde de sevdiğin projede bir katkının olması hissiyatını seviyorsun, karşılığında bir şey de elde ediyorsun bu arada. EvimiTut özeline geri dönersek, şimdiye kadar hiç para kazanmamış, kazanmak isteğiyle yola çıkmamış ve şimdiye kadar da bir çok kişiye fayda sağlamış ve fayda sağlamak isteyen bir projeye neden destek verilmesin ki? EvimiTut’un development’ı için istenmiyor ki o para? Ya da ne bileyim EvimiTut’un tasarımını değiştirmek için tasarımcıya vereceğimiz bir para değil ki o? Para bize gelecek, biz Facebook ad için kullanacağız, insanlar evlerinden çıkıp ilan verecekler, yeni kiracılar komisyonsuz eve çıkacaklar, yani biz yine para kazanmıyoruz ki?? “Geliştirmek için para istiyoruz!!! ” gibi bir durum yok yani ortada.

        Son olarak, eğer gerçekten Crowdsourcing’i eleştirmek için yazılmışsa da, çok yanlış bir seçim, çok yanlış bir yazı. Crowdsourcing hakkında söylenecek çooook şey var ve söylenmesi gerekenlerin %1’ini bile yok. Hele EvimiTut üzerinden crowdsourcing eleştiri yapmak çok daha yanlış üstelik. Ama ne diyebilirim ki, senin blogun, senin yazın :)))

        1. He Beybin he, sen haklısın he. Lakin okuduğunu anladığına pek emin değilim.

          Ben sana ne diyorum; tek bir örnek üzerinden eleştiri yapmayı faydalı bulmuyorum. Örneğinde varsa, sistemde de sıkıntı vardır. Buradan senin ya da evimi tut’un pürü pak olduğu sonucunu nasıl çıkarıyoruz? Nerede diyorum bunu? Ya da tutturmuşsun 7k Facebook ad ile yatırımcı bulacağını söylediğime. Nerede tam olarak bunu söyledim? Manipulasyon kaliteli yapıldığı zaman faydalıdır. Bi de pazarlama, ticaret falan anlatıyon, BİM diyon ya, üzüyon 😦

          Bak demişsin ki: “Para bize gelecek, biz Facebook ad için kullanacağız, insanlar evlerinden çıkıp ilan verecekler, yeni kiracılar komisyonsuz eve çıkacaklar, yani biz yine para kazanmıyoruz ki?? “Geliştirmek için para istiyoruz!!! ” gibi bir durum yok yani ortada.” Babanın hayrına mı reklam çıkacaksın? Tek derdin insanların hızlıca ev bulması mı? Yoksa sitenin trafiğinin/görünürlüğünün artması mı? Geliştirmek gibi bir durum yok, he mi? 🙂 Yahu bi de geliştirme yok, development yapılmayacak, tasarım yok falan diyon, hakkat şaka gibi.

          Ben sana en temiz, yalın şekilde neden sıkıntı olduğunu son kez açıklayayım, belki bu kez haklı çıkmaya çalışmak yerine anlamaya çalışırsın. Şimdi “kolektif bilinç derken aslında ev ilanı vermeyi kast ettik sayın abim” diye kıvırdığın kolektif bir temel en başta mevcuttu. Emlakcı karşıtlığı üzerinden ortaklaşıyordu. Tüm iletişimi de bu kolektif kafa üzerine kurdun. Sonra bu “ORTAK” şeye markaları dahil ettin. Şimdi yatırımcı bulmuşsun, projelerin varmış falan falan. “SON DÖNEMEÇTE” reklam çıkıp malın ederini göstermek istiyorsun. Bunun için de reklam ücretini insanlardan almaya çalışıyorsun. Bunun için de sanki mülkiyet tek bir kaynakta değilmiş gibi, yarın satıldığında herhangi birinin “ama abi?” diyebilecek bir söz hakkı varmış gibi kolektifliğe, ortaklaşmaya falan yaslıyorsun iletişimi. Sorun bu. Isteyen istediği projeye kitlesel destek verir, beni ilgilendirmez. Lakin tüm iletişimi olmayan bir kolektiflik üzerine kurarsan, biri gelip “hacı sen nabıyon” der. Bir örneği olduğundan dolayı buradan Crowdsourcing mefhumu hakkında da fikir yürütmek, eleştiri getirmek mümkündür. Değil mi Beybin? Bir sistem ve temsilinin geçişli yapısını kullanarak genel sonuçlara varabiliriz, her ikisini de eleştirebiliriz değil mi? Müsaade var mı buna Beybin?

          Hala “ama projeyi bilmiyorsun, niyetimizi bilmiyorsun :(” falan diyeceksen pratiği değil, teoriyi konuşuyoruz. İlk yorumda söylediğim gibi, bekleyelim ve neye dönüşeceğini görelim.

          “Şimdi, bütün bu yazışmalar sonucunda, yazdığın yazının ne kadar anlamsız olduğunu söyleyebilir miyiz?” demişsin. Yok, diyemeyiz 🙂

  1. Merhaba Hakan,

    Projenin sahibi olarak açıklama getireyim. EvimiTut’a katılan markalardan para istememeyi, kollektif bilince ortak olmalarını tercih ettik. Katılabilmeleri için markalardan sadece katıldıkları ay bizim için süper cüzi miktarlarda Facebook ad vermelerini istedik, onlar da bir süre gitti. (Ne kadar cüzi? 250 TL-500 TL kadar.)

    EvimiTut, içeride markaları bu şekilde tutmaya devam edecek. Bizim EvimiTut sakinleri için fayda sağlayan markalardan hiçbir şekilde para kazanmak gibi bir derdimiz yok, olmayacak.

    Henüz açıklamadığımız ve kiracılara çok yararlı olacak bir gelir modelimiz var. Bunun için de bir banka ile anlaştık. Kişiler yine ücretsiz bir şekilde platformdan faydalanmaya devam ederken, emlak komisyonu vermeden ev sahibi olabilirken, biz kiracı olmak konusunda EvimiTut’u geliştirmeye devam edeceğiz. Tahminimizce Şubat gibi bu geliştirmeyi bitirip yayına alacağız.

    Son olarak, yatırımcı sürecimiz Şubat sonunda bitecek. Yani kısacası çoktan yatırımcılarla görüşmeye başladık, hisseleri dağıtıyoruz 🙂

    Neden destek için fon açtık?
    Şubat ayı itibariyle kişilerin ev tutma oranları düşüyor. Yeni eve çıkmak istiyorsan, en çok Aralık ve Ocak aylarında ev bulabilirsin. Yatırımdan önceki bu virajı alırken de trafiklerin düşmesini istemiyoruz, çünkü paralar suyunu çekti, maaşlar da bitti.

    Şimdi ben bütün bunları açık açık anlatmışken, sen hala 20 TL’yi çok mu görüyorsun, söyle bakalım 🙂

    Umarım sorularının tamamını cevaplayabilmişimdir. Eğer hala soruların varsa, bizimle iletişime geçmek, blog yazısı yazmaktan çok daha kolay.

    Sevgiler,

    Beybin

    1. Beybin selam, açıkçası benim söylediğim şeylere tam da karşılık gelmiyor cevapların. Neden dersen, misal diyorsun ya “yatırımdan önceki son virajda trafik kaybetmek istemiyoruz” diye, tam olarak ben de onu söylüyorum. Yani bu yazdığın benim söylediğime cevap değil, onay. Siteyi, kullanıcılardan oluşan bir yönetimle idare etmiyor, sen ediyorsun. Dolayısıyla “kolektif” falan sadece ambalaj oluyor bu durumda. Yarın x para verdiklerinde satmayacak mısın? Satacaksın tabii ki. Mülkiyeti tamamen sana ait olan bir şeyin “satılabilir” olması için bütçeyi insanlardan alıyorsun, sıkıntı var burada.

      Diyorsun ya yatırımcılarla görüşüyoruz, hisseleri dağıtmaya başladık diye, söz hakkı senden çıkınca tüm bu söylediklerinin ne geçerliliği kalacak ki?

      İki yorum da kalsın burada. Bakalım neler olacak.

      1. İşin “kolektif bilinç” dediğimiz kısmı, kişilerin, evden çıkarken küçük bir motivasyonla ilan vermesi üzerine dayalı. Hatta o motivasyon o kadar garip bir motivasyon ki, markalardan hediye filan da istemeyen, sadece bir kişi daha komisyonsuz ev tutsun diye ilan koyanlar var. Hediye diyorum, indirim diyorum, istemiyorlar. Sistemin ilan tarafları bu şekilde işlemeye devam edecek. Son kiracılar, evine ev arkadaşı arayan kiracılar, sahibinden ilan arayan kiracılar bu platformdan, “emlak komisyonuna karşı olma bilinciyle” komisyonsuz ev tutmak için birbirlerine yardım edecekler.

        Buradaki “kollektif bilincin” bununla sınırlı kalmasını istemiyoruz. Mesela yeni bir eve taşındın, yeni bir muhittesin, bir önceki kiracıdan alacağın elektrikçi tavsiyesi, eve sipariş getiren bakkal tavsiyesi, tesisatçı tavsiyesi gibi kullanıcıların yine sadece birbirine faydalı olmak için yürütecekleri yan ürünlerimiz de olacak.

        Kısacası, sen bir kitabı kapağına bakarak yargılıyorsun. Ben sana içini açıyorum. Halbuki bizim varmak istediğimiz nokta, senin sandığın noktadan çok çok uzakta bir yer.

        Para kazanma endişemiz yok mu? Tabii ki var. Hangi girişimcinin, yaptığı, sevilen bir girişimden para kazanma endişesi yok ki? Ve neden olmasın ki? Biz hem dileyen kullanıcıların ücretsiz faydalanabileceği, hem de EvimiTut’un sürdürülebilir olması için gerekli gelir modellerini birlikte sunmak istiyoruz. Bunun tam olarak nesi yanlış, çözemiyorum. İstemezsen hiç para ödemeden bir sürü yan üründen faydalanabileceğin bir platform var kiracı olarak. Daha ne olsun??

        Yarın x para verdiklerinde satmayacak mısın demişsin. “Tabii ki” demişsin. Çok ilginç, hiç planlarımızı bilmeden ne kadar kolay yargıya vermek. Cevap şu:

        3 aydır yatırımcı görüşmeleri yapıyoruz ve marketingi yürütebilmek için yatırımcılarla görüşüyoruz. İş planımızda kendimize 10binler yazmadık. Yatırımcılar EvimiTut’u alsınlar da ne yaparlarsa yapsınlar diye değil, bir derdimiz var ve bunun için uğraşıyoruz. Şimdiye kadar 15.000 lira emlak komisyonu ödedim toplamda, insanların ödemesini istemiyorum. Her eve çıkarken zorlandım, her evime taşındığımda bin tane problemle karşılaştım. Genç çalışanlar, öğrenciler bunu yaşamasın istiyorum. Çok mu alelade bir istek? Derdimiz EvimiTut’u satmak değil, geliştirmek. %100’ünü satacak mısın sorusuna çok net bir cevap verebilirim. Hayır abi EvimiTut’ta hep yer almak istiyorum. Yatırımcıların en klasik sorularından biri bu bu arada, “4 yıl sonra ne yapmak istiyorsunuz?” Ben 4 yıl sonra EvimiTut’un bir kısım hissesini tutmak ve içinde olmak istiyorum yine. Planlarımızın ne olduğunu bilmeden iyazmak, eleştirmek ne kadar kolay değil mi? Mesela 4 yılın sonunda evsizler için yurt açmak istiyorum, öğrencilere yurt bursu vermek istiyorum. Keşke yirmi milyonum olsa şimdi yapsam. Buna inanmak çok mu zor? Yapamaz mıyız? Neden biz bu işin içinde gelir modeli yokken, iyi niyetle açtığımızı, sonrasında da yürüdüğümüzü kabul etmek bu kadar zor? Hepsini geçtim, şimdiye kadar 123 (hatta sanırım 126 oldu en son) kişi komisyonsuz ev tuttu, biz 6 aydır EvimiTut için uğraşıyoruz, bu bile yetmez mi? Emlak sektöründen 252.000 lira azaltmışız, bunu görmek, takdir etmek bu kadar mı zor?

        Son olarak, EvimiTut’un satılabilir olması için değil, öğrencilerin-genç çalışanların komisyonsuz ev bulabilmesi için fon açtık. Çünkü bu 2 ay emlak sektörü için gerçekten çok önemli. Aralık, Ocak, Şubat. Sonra Eylül, Ekim. Geç bile kaldık fonu açmakta. Yani o 7000 lira EvimiTut’un hisselerinin dağıtılmasını kolaylaştırmıyor, çünkü zaten prensipte yatırımcılar ile görüşüldü ve sürecin bitmesini bekliyoruz.

        Ayrıca hiçbir girişim sadece 6000-7000 TL’lik Facebook ad ile satılamaz, söyleyeyim de 🙂

        Şimdi tekrar soruyorum, hala mı fon desteği vermemekte, iyi niyetimize güvenmemekte ısrarcısın? Yoksa tamam abi bu çocukların derdi başkaymış mı diyorsun? 🙂

Laf konuş

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s