Bir kahır olarak Türkiye’de iş kurma deneyimi

Türkiye’de iş kurmak, sistem oturtmak, iş geliştirmek, sektöre yenilik katmaya çalışmak falan epey zor, malumunuz.  Bu yazıda dilim döndüğünce son 6 aydır denk geldiğim KOBİ denyoluklarını anlatmaya çalışacağım ki yeni bir iş kurmak isteyen hevesli insanlar üç aşağı beş yukarı nelerle karşılaşabileceklerini görsün, bilsin.

Kısaca bir bilgilendirme yapmak lazım evvela. Ben bir sosyal medya ajansında çalışmaktaydım. Halen daha freelance olarak bu işi yapıyorum. Ancak çalıştığım ajanstan ayrıldım. Hanımımla beraber -ki işin çoğunu o üstleniyor sağ olsun- tekstil işine girdik. B2B bir hedef kitleye, ürünümüzü satıyoruz. Ancak 6 aydır fiilen içinde olduğumuz, 2 yıldır fikren ilerlettiğimiz bu işte pek çok sorunla karşılaştık. Genel olarak bu sorunları anlatmak istedim ki, yeni bir işe girişecekler nelerle karşılaşabileceklerini az buçuk tahmin etsin, ona göre gard alsın.

1. Teknoloji kullanımı sıfır sıfır sıfır. Misal, yaptığımız işte bize bir lojistik partneri lazım. Sağ olsun Linkedin’de ufak bir araştırma sonrasında birileri aracılığıyla bağlantıda olduğum büyük kargo firmalarının yöneticilerine ulaşabildim. Bunlar Aras Kargo, MNG ve Yurtiçi Kargo. Elimde alternatifler de olsun diye diğer kargoculara da sitelerindeki iletişim formları ya da info mailleri aracılığıyla maruzatımı anlattım, cevap istedim. HİÇBİRİNDEN CEVAP GELMEDİ. Bu şirketler de öyle ufak falan değil. Misal biri Sürat Kargo. Aşağıdaki görselde bu arkadaşların Türkiye’deki şubeleri işaretli. 2015-08-29_1800

İnsan bu kadar şubesi, yüzlerce çalışanı olan şirketten en azından maile dönüş bekler değil mi? Beklemeyin.

Şunu da anlatmadan geçmeyeyim. Adamın birinden numune alacağım. Herif yolladı bana numuneleri. Para yatıracağım adama. 40-50 TL bir şey. Adamdan hesap bilgilerini istedim eft için. Adını soyadını yazdı sadece vatsap’tan. Abi iban falan lazım dedim. Bu sefer de Akbank yazdı. Sanki Prens Çarls amk oğlu. Birkaç kez daha sordum, yazmadı. Ben de yatırmadım parayı. Şimdi insan şunu düşünüyor, bu arkadaşın fabrikası var. İlla ki bir şeyler alıp havale ya da eft ile buna para yollayarak iş yapan birileri vardır, tek değilimdir. Bu arkadaş nasıl hayatta kalıyor? Hakikaten uzunca bir süre bunu düşündüm.

2. İş yaptığınız insanlardan planlı çalışma beklemeyin.  Yaptığımız iş için bir atölye kurmamız gerekti. Uzaktan bir akrabam varmış, makineyi ondan aldık. Ben bu arkadaşın tükkanına gittim. Elemanla muhabbet ettik bir yarım saat. Bu yarım saat içerisinde en az 20 telefon geldi. Her seferinde “he tamam var abi, mgc300 değil mi, tamam yolluyorum” ciddiyetinde konuşmalar oldu. Ve bu arkadaş tek birini bile önündeki kağıda yazmadı. Sonradan beni bu arkadaşla tanıştıran kişi “o he der ama sen yine bi daha söyle, unutur” dedi. Yani adam aslında telefonda konuşurken sadece he diyor, başka bir sikim yapmıyor. İlla ki bir daha bir daha aramak zorundasın işin çözülene kadar. Genel olarak bu işte denk geldiklerimin çoğu böyle. Sistemli, planlı çalışma sıfır. Hammadde aldığımız insanlardan tut, makine parçası aldığımız kişilere kadar tamamı bu şekilde çalışıyor.

3. Sürdürülebilir bir iş yapma yöntemi olarak yalan söylemek. Bu sadece tekstil özelinde değil elbette. Dijitalde de en fazla kullanılan yöntem. Karaktersiz bir memleket olduğumuzdan, iş yaparken en fazla kullandığımız yöntem yalan söylemek. Misal herife parayı yatırıyorsun, malı yollayacak 1 gün sonra. Arıyorsun telefonunu açmıyor. Bazen telefonunu kapatıyor. Sonra cenazemiz vardı, babama kamyon çarptı gibi sikko yalanlarla günü kurtarmaya çalışıyor. Daha geçen gün başıma geldi. Organize sanayide birinden fiyat aldım telefonla. Ürünü görmek için kalktım gittim (çünkü ya numunesini kargoya verebilecek kadar kafası çalışmıyor ya da para kazanmak istemiyor). Herifle oturduk ve bana telefonda verdiği fiyatın fazlasını istedi. Telefonda böyle demedin dedim, tartıştık, çıktım.

Genel olarak söyleyeceklerim bunlar. Vergidir, devlettir falan girmiyorum o işlere. Zaten yazılmış onlarca şey var.

Velhasılı, Türkiye’de iş yapmak zor. Sen istediğin kadar çılgın CRM tool’ları kullan, altyapını düzgün kur, görünür ve ulaşılabilir ol, sürdürülebilir çözümler üret fark etmez, bu davarlarla iş yapmak zorundasın. Ama insan bunları gördükten sonra şunu da sık sık söylüyor kendine; “Bu öküzler batmıyorsa, ben de batmam herhalde” 🙂

Reklamlar

Laf konuş

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s