Çağımızın vebası: Teknoloji

“Teknoloji bizi nereye götürüyor?”

Malum, sıkça duyuyoruz günümüzde bu soruyu. Devlet üniversitesi kantininde sürekli ABD diyerek kafa siken takoz solcuları bilirsiniz. O kadar çok ABD derler ki, bir yerden sonra ABD’nin içi boşalır, anlamsızlaşır. “Teknoloji bizi nereye götürüyor?” de benzer bir yapısal deformasyon yaşıyor bana kalırsa. O kadar fazla duyuyoruz ki, artık anlamını yitirdi. Yine de kıymetli bir soru olduğunu düşünüyorum ve aklımda dönenleri biraz karışık anlatacak olsam da yazmak istiyorum.

Öncelikle şunu söylemek lazım. Yaptığım iş dolayısıyla insanların neye nasıl tepki vereceklerini öngörmem gerekiyor az buçuk. Dolayısıyla ortalama tespitinde gayet iyiyimdir. Bu nedenle birinin bana anlatamadığı/aktaramadığı bir şeyi “HALK”a anlatması/aktarması bence pek olası değil. Dolayısıyla “En güzel kriterim, kendimim” 🙂 Peki bunu neden anlatıyorum? Çünkü, artık denk geldiğim teknoloji haberlerinin ciddi mi  yoksa Zaytung kafası bir trolleme mi olduğunu ayırt edemiyorum. Daha geçenlerde oldu; elemanın biri 3d yazıcı ile x-ray cihazına takılmayan bir silah üretmiş. İlkin şaka sandım. Baktım ki gayet ciddi. Daha dün misal 4d yazıcı videosu gördüm. Singapur Üniversitesi’nde bir laboratuvarda üretmişler. Yav ben daha 3d yazıcıyı anlamadım ki, 4d’ye hangi arada geçtik?

FdBClYv

Saniyede bilmem kaç manevra yapabilen drone, gücü bilmem kaç kat artıran mekanik asker iskeleti, deri altına enjekte edilen biyokimlik, transhumanism, industry 4.0 ile insana gerek kalmadan “anlaşan” makineler, yapay zeka, dijitalleştirilmiş mekanlar, taş-kağıt-makas’ta insanı sikerten robotlar, 3d yazıcı ile üretilen kültür eti, sibernetik biyoloji, virtual reality, dna kodlaması, klonlama, nanoteknoloji… Dünya tehlikeli bir yere doğru koşar adım ilerliyor. Teknolojinin nereye gittiğini bilmiyoruz, anlamıyoruz, sindiremiyoruz. Bu hazımsızlığın en iyi göstergelerinden biri de popüler insanların ya da bilindik blogların artık belli bir yenilik hakkında makale yazmak yerine sadece o yeniliğin bir cümleyle yer aldığı haftalık “gelişme”lerden bahsetmesi. Bigumigu, Webrazzi, Serdar Kuzuloğlu falan bunu yapıyorlar artık. Sürekli  yeni bir şeyler çıkıyor ve biz sadece bunların çıktığını duyabiliyoruz. Bunlar hakkında zerre konuşmuyoruz. Ben bu “gelişme”lerin hiçbirini anlamadım aq. Hayatıma bu kadar hızlı nüfuz etmesini de istemiyorum. Bu gelişmeleri sindirerek ilerlememiz lazım. En başta B planımız yok. Akan bir nehrin kenarında mal gibi suyu izliyoruz ağzımızda salyayla. Suya giremiyoruz çünkü içinde ne olduğunu bilmiyoruz.

Teknolojik gelişmelerin orta sınıfı öldürdüğüne dair bir makale okumuştum. Şöyle güzel bir örnek veriyordu. Fotoğraf üzerine iki marka: Kodak ve Instagram. Kodak’ın Kodak olduğu zamandaki marka değeri Instagram’la hemen hemen aynıymış. Kodak’ta o dönem 26.000 kişi çalışıyormuş. Instagram’da ise 9. Hep söylendiği üzere, artık zengin daha zengin, fakir daha fakir. Sözün varacağı yer belli; 80’lerin ortalarında başlayan neoliberal dönüşümün bizi getirdiği noktada, teknolojik gelişimin motivasyonu elbette ki insan değil, piyasa. Tüm sistemimiz bunun üzerine kurulu. Üniversilerdeki bölümlerin büyük bir çoğunluğu “bilim” motivasyonuyla hareket etmiyor, piyasaya ucuz ve yeni iş güçü sağlıyor. Amacı insan yaşamını daha iyi hale getirmek değil, piyasayı sürdürülebilir kılmak. Zaten kominizma devrimi olsa evvela bankacıları ve reklamcıları, sonra da akademisyenleri keserler.

Eskiden bilim kurgu filmlerinde denk geldiğimiz bir şeyin gündelik hayata ulaşması on yıllar alıyordu. Şimdiyse aradaki mesafe o kadar kısaldı ki, 1-2 yıl içerisinde herhangi bir bilim kurgu filminde yer alan teknolojiyi geliştiren bir şirketi ya Google, ya da Microsoft satın alıyor. Ve diğer devasa teknoloji şirketleriyle entegre projeler hayata geçiriyorlar.

Dünya hakikaten kötü bir yere doğru koşar adım ilerliyor. Biraz yavaşlamamız lazım. Her gün uyumamız ve sıçmamız gereken bir bedendeyiz. Referansımız bu olsun amk.

Teknoloji geliştirmek yasaklansın mı referandumu yapılsa, hiç düşünmem evet derim.

Bonus: Tırsmak için şu blogu takip ediyorum http://futurescope.co/

Reklamlar

Çağımızın vebası: Teknoloji” üzerine bir yorum

Laf konuş

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s