Twitter’ın yeni CEO’su ve yönetim kurulu toplantısında gerginlik

Elinde, dumanı tüten bir bardakla içeriye girdi. Masadakilere şöyle bir göz atıp eksik var mı diye kontrol etti bir anlığına. Tam istediği gibi, toplantıya katılacakların yarısı masanın sağına, kalan yarısı da soluna oturmuştu. Simetri odaklanmasını sağlıyordu. Duvara bitişik, beleş bisküvilerin olduğu masadan bir bardak altlığı alıp baştaki sandalyeye oturdu. Bardağın üstündeki “i ❤ Twitter” yazısını herkesin görebileceği bir açıyla önüne, bardak altlığının üstüne bıraktı. “Jaluzileri açıp, lambayı kapatalım” dedi kendine güvenle. Belli ki yönetim kurulunda herkes görev dağılımı yapmıştı. Masanın sonunda oturan, hafif toplu, al yanaklı, karga burunlu, gömleğinin yakası terle ıslanmış, ucuz takım elbise giyen Jozef bir koşu jaluziyi açtı. Sonra hızlı adımlarla lambayı kapatan tuşa basıp, giderken kafasıyla hafif bir selam vererek yerine döndü. Jozef’in bir köpekten tek farkı yeterince sadık olmamasıydı. Eğer ayağı kayarsa, ilk tekmeyi ondan yiyeceğini biliyordu. Dersine çalışmıştı. Kolay değil, İran’ın bozkırında onca sene davar güttükten sonra Twitter’a CEO olmak, hiç kolay değildi.  Gerçi davar her yerde davar dedi kendine. Gülümsedi.

Omid Kordestani, elindeki bardağı yavaşça ağzına götürerek bir yudum kahve içti. Biraz bekledi. “Gelirken bir poşet 3’ü bir arada aldım, içmek isteyen varsa buyursun” dedi ve ekledi “2’si bir arada da var”. Kimseden ses çıkmayınca “Başlayabiliriz” dedi. İlk toplantı tam düşündüğü gibi gidiyordu. Herkes otoritesini kabul etmiş gibi görünüyordu, şimdilik.

Açılışı Omid’in hemen sağında oturan Victor yaptı. Victor, masadakilerin en kıdemlisiydi. Hatta yeni CEO seçilmeden önce birkaç teknoloji ve business blogunda yeni CEO olacağına dair birkaç makale yayınlanmıştı. Güçlü, sarsılmaz bir karakteri vardı. Hakikaten de Omid olmasa en iyi aday Victor’du galiba. En azından masada oturanlara bakınca Victor, sarı leblebi dolu tabakta parıldayan adeta bir kaju, bir badem, bir şam fıstığı gibiydi.

Victor önce bir süre masadakilere baktı. Sonra projeksiyonun yansıdığı perdeye döndü. Birkaç saniye bekleyip Twitter 2015 yılı 2 ve 3. çeyrek reklam geliri karşılaştırma grafiğini getirdi perdeye.

“Görüldüğü gibi 2. ve 3. çeyrekler arasında %12’lik bir gelir artışı söz konusu. Bu artışı araştırdığımızda Türkiye IP’leri üzerinden gelen ciddi bir oran tespit ettik. Bildiğiniz üzere, Türkiye siyasi olarak fazlasıyla karışık. Bu durum hem siyasilerin daha görünür olmak için reklam vermesini sağlıyor, hem de markaların siyasi içeriklerden sıyrılarak görünürlük kazanması için daha fazla reklam harcaması yapmasını sağlıyor.” dedi ve birkaç saniye masadakileri izleyip tepkilerini ölçerek sessiz kaldı Victor. Parmağını kimsenin fark edemeyeceği kadar usulca hareket ettirerek perdeye şehir bazlı içerik dağılımını gösteren yeni bir slayt getirdi ve konuşmasına devam etti.

“Bildiğiniz gibi Türkiye, Twitter açısından pilot bölgelerden biri. Yeni bir özellik yayına almadan önce Türkiye’deki kullanıcılar üzerinde kullanım alışkanlıklarını ne yönde etkilediğine, sitede geçirilen ortalama sürenin değişimine ve reklam gelirlerimizdeki farklılaşmaya bakarak özelliğin akıbetini belirliyoruz. Bu anlamda Türkiye bizim açımızdan vaz geçilmez bir pazar.” dedi. Victor, projeksiyonu kontrol eden ufak cihazı yanındaki Dikembe’ye uzattı. Yeni CEO Omid Kordestani’ye dönüp “bundan sonraki kısmı global politikalar sorumlumuz Dikembe sunacak. Ancak öncesinde ufak bir bilgilendirme yapmak isterim size Omid Bey. Bundan sonraki kısım biraz sizinle alakalı. Lütfen sunumun sonuna kadar bekleyin, sonrasında alacağımız aksiyonları belirleyelim. Fikirleriniz bizim için çok önemli” dedi. “Fikirleriniz bizim için çok önemli” kısmında Omid’in sandalyesinde dikleştiğini fark etmişti. Bu hoşuna gitti. Birazdan konuşulacaklar için sorumlu kendisi olmayacaktı. Bombanın pimini çekmiş ve Dikembe’nin kucağına bırakmıştı.

Dikembe, keşke hiç Afrika’dan bu gavur ellere gelmeyeydim diye düşündü. Slaytı değiştirip konuşmaya başladı.

“Efendim, bildiğiniz üzere Türkiye’deki siyasi gündem fazlasıyla karışık. Hükümet bizden sürekli muhaliflerin IP’lerini istiyor. Biz de server çöktü, eleman masasında yok sonra sizi arayacağız falan deyip bekletiyoruz. Bazen sallayıp bir numara söylüyoruz, gidiyorlar. Fakat iş kontrol edebileceğimiz boyutu aşmak üzere. Özellikle 7 Haziran seçimleri sonrasında HDP’nin seçim ofislerinin basılması ve PKK’ya karşı başlatılan operasyonlar tekrardan Kürt-Türk ayrımını derinleştiriyor. Bu anlamda Twitter üzerinde de dijital bir savaş veriliyor.” Dikembe durdu ve önündeki bardaktan biraz su içti. Doğrudan Omid Kordestani’ye bakarak konuşmaya devam etti.

“Yine bildiğiniz üzere Türk tarafının en büyük kabuslarından biri Güneydoğu’da bir Kürt devleti kurulması. Söylemsel olarak Kürdistan çok uzun zamanlardan beri kullanılageliyor. Ancak 80 darbesi sonrasında Kürt kimliğinin yok sayılmaya başlamasıyla beraber bu kavram da unutuldu. Halbuki zamanında Atatürk bile…”

“Yeter ulan!” diye bağırdı Omid Kordestani. “Nedir ulan sabahtan beri yok söylemsel ayrışma, yok kara harekatı, yok anasının amı. Ne anlatıyonuz lan siz dürrükler!” Artık ayağa kalkmıştı. Doğrudan Dikembe’nin gözüne bakıyordu. “Tek bir cümlede ne anlatacaksan söyle” dedi. Dikembe adeta sandalyesine gömülmüştü. Yalvaran gözlerle Victor’a döndü. “Bu fikir Victor’dan çıktı, o söylesin” dedi.

Victor, gergin olduğunu belli etmemek için her zamanki gibi sandalyesinin kolçaklarına ellerini koymuştu. Sakince Omid Kordestani’ye döndü ve “Soyadınız Twitter’ın en büyük pazarlarından birinde varlığımızı tehdit ediyor. Değiştirmemiz lazım” dedi hızlı ve kendinden emin bir şekilde.

Omid şoke olmuştu. Nasıl yani der gibi Victor’a baktı uzunca. Victor ben ne yapayım istatistikler yalan söylemez der gibi bakışlarıyla cevap verdi ve Dikembe’den aldığı projeksiyon kontrol cihazında bir tuşa basarak yeni bir slayt getirdi.

“Durum budur Omid Bey.” dedi ve kullanıcılardan gelen hakaret tweet’lerini gösterdi. Bir tuşa daha bastı ve Omid Kordestani’nin CEO olmasından sonra Türkiye IP’li kullanıcılardaki düşüşü, sitede geçirilen ortalama zamandaki azalmayı gösteren grafikleri gösterdi. “Soyadınızın Kürdistanlı anlamına gelen Kordestani olması infial yarattı Omid Bey” dedi Victor. Bir yandan Omid’e bakıyordu tepkisini ölçmek için. Şaşırmıştı. Anlamıyordu. “Peki ne yapacağız?” dedi Omid şaşkınlığı devam ederken.

“Çok basit, soyadınızı değiştireceğiz. Bizce kaybettiğimiz kullanıcıları geri kazanabilecek sempatiklikte bir isim olmalı, değil mi arkadaşlar” dedi Victor ve etrafındakilerden destek bekledi. Masadakiler evet anlamında kafalarını sallıyorlardı.

“Yani ne olacak” dedi Omid.

“Omid ÖlürümTürkiyem düşündük efendim. Nefis oldu bizce.” dedi Victor. Masadakiler kafalarını sallayarak onayladı.

Reklamlar

Twitter’ın yeni CEO’su ve yönetim kurulu toplantısında gerginlik” üzerine bir yorum

Laf konuş

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s