İnsanlığa Sıfır Tolerans

Memleket sathında son 2 haftanın en görünür tartışmaları Beyaz Show’a bağlanan ve öğretmen olduğu iddia edilen bir kadının söyledikleri ve 1128 akademisyenin kaleme aldığı barış bildirisi. İki tartışmanın da temelinde Kürt illerindeki abluka ve şiddet yer alıyor.

Canlı yayınlanan Beyaz Show’a telefonla bağlanan ve öğretmen olduğu iddia edilen Ayşe Çelik, “Ülkenin doğusunda yaşananların farkında mısınız?” diye söze başlıyor. “Burada yaşananlar ekranlarda çok farklı aktarılıyor. Sessiz kalmayın. İnsan olarak biraz daha hassasiyetle yaklaşın. Görün, duyun ve artık bize el verin. Yazık; insanlar ölmesin, çocuklar ölmesin, anneler ağlamasın” diye bitiriyor konuşmasını. Programın sunucusu Beyaz, kadını alkışlatıyor ve konuşma bitiyor. Videosu burada. Sonrasında Kanal D provokasyonun hedefi olduklarını ifade eden bir açıklama yayınladı, Beyaz’ı ana habere çıkartıp günah çıkartmak zorunda kaldı falan (“faşizm konuşma yasağı değil söyleme mecburiyetidir”). Bu haftaki programda da Kolektifler #AyşeÖğretmenBenim yazılı bir pankart açtı ve “Ayşe Öğretmen yalnız değildir” diye slogan attı. Büyük ihtimalle TR’nin en suya sabuna dokunmayan tv yüzlerinden Beyaz programına devam edemeyecek. Gerçi bu siyasi kutuplaşmada Beyaz, Kanal D ana habere çıktığında “çocuklar ölmesin demek herkesin arkasında durması gereken bir şeydir” diyebilecek cesarete sahip olsaydı yine milyonlarca insan ona destek verirdi muhtemelen ama o treni de kaçırdı.

Asıl kıyameti kopartan olay 1128 akademisyenin imzası bulunan barış bildirisiydi. Tam metin burada. Malum sonrasında Tayyip Bey imzası bulunan akademisyenleri vatan haini ilan etti, tasmalı mafya “onların kanlarıyla yıkanacağız” dedi, savcılar ve YÖK harekete geçip akademisyenler hakkında soruşturma açtı ve bir kısmını gözaltına aldı falan. Akademisyenlerin kapılarına işaret konuldu ve tehdit mesajları yazıldı. En son Adalet Bakanı Bozdağ “bence bu metni PKK kaleme almıştır” dedi misal. Bir memleketin “Adalet” işlerinden sorumlu kişisi “bence” ile suçlama yapabiliyor, kamuoyunu manipule edebiliyor. Gerisini var sen hesap et.

CYxFCxeWwAAsys-

Gelişmeleri @barisbildirisi  hesabından takip edebilirsiniz. İmzasını çeken birkaç kişi var lakin imza veren toplam akademisyen sayısı 2154 oldu. TR’nin en saygın akademisyenlerinden oluşan bir grup da barış bildirisini imzalayan akademisyenlere destek verdi. Sinemacılar, yayınevleri, hukukçular, odalar, stk’lar da barış bildirisini imzalayan ve lince uğrayan akademisyenlere destek veren bildiriler yayınladılar. Ellerindeki güçle hemen sindireceklerini düşündükleri insanlar sinmek yerine çoğaldı, büyüdü. Düşündükleri kadar güçlü değiller.

Velhasıl konunun özüne gelirsek, içerikten bağımsız olarak ifade özgürlüğünün bu kadar ayaklar altına alınması, tahammülsüzlük, konuşamamak, herkesten biat beklemek, hele hele memleketin fikir beyan eden 1128 akademisyenini direkt terörist diye etiketlemek dümdüz diktatörlük rejimidir. Yahut “çocuklar ölmesin” diyen birine “terör propagandası yapıyor” demek, programın sunucusuna günah çıkarması için baskı yapmak ahlaki çöküntünün önemli bir göstergesidir.

AİHM’nin şöyle bir değerlendirmesi var; “İfade özgürlüğü, sadece hoşa giden ya da insanları incitmeyen veya önemsenmeyen ‘bilgi’ ve düşünceler için değil, aynı zamanda devleti veya toplumun herhangi bir kesimini inciten, şok eden veya rahatsız eden bilgi ve düşünceler için de geçerlidir. Demokratik toplumun olmazsa olmaz koşullarını oluşturan, çoğulculuk, hoşgörü ve açık görüşlülük bunu gerektirir.”

2016-01-17_2011

Üstteki fotoğrafa bir süre bakın. Burasının oturduğunuz yer olduğunu düşünün, sokağa çıkma yasağının olduğunu. Kardeşinizin “kaza kurşunuyla” vurulduğunu. Ambulanslara izin verilmediğini. Dedenizin elinde beyaz bayrakla kardeşinizi hastaneye götürmek için sokağa çıktığını ve onun da askerler tarafından vurulduğunu düşünün. Yahut kardeşinizin öldüğünü ve kokmaması için buzlukta bekletmek zorunda kaldığınızı. Fantastik değil mi?

Bir Cizre Trajedisi: 10 Yaşındaki Cemile 3 Gün Buzlukta Bekletildi

Miray Bebeğin Dedesi Öldü, Ninesi Yoğun Bakımda

Hazirandan beri böyle onlarca haber varken “çocuklar ölmesin” demek, “barış olsun” demek, hepsinden ötesi bunlar hakkında oturup konuşalım demek teröre destek vermek oluyor, he mi?

Bir şeyi çıkarı olduğu için değil, doğru olduğuna inandığı için savunan insanların ahlakı bir gün bu memlekette galip gelecek. O gün hepinizin yüzüne tüküreceğiz.

Reklamlar

Laf konuş

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s