İçerik Hırsızlığı ile Para Kazanmak Yahut Gezi Direnişi Neden Başarılı Olmadı?

Başlık biraz garip, farkındayım ama bağlayacağım, merak etmeyin.

Son zamanlarda en fazla duyduğumuz konulardan biri içerik hırsızlığı. En son Ekşi Sözlük’te çıkan isyan ve yazarların yaklaşık 250 bin entry’sini silinmesi de bu kategoride değerlendirilebilir. Onedio mevzusuna hiç değinmiyorum, o zaten çoktandır pek çok yerde konuşuluyor, milyon tane örneği var. Meraklısı Google’lasın. Memleketin içerikten ekmek yiyen en büyük iki devi böyle bir model oluşturunca “başarılı” olmak isteyen diğerlerinin de yönelimi pek farklı olamıyor, malum.

Dün şans eseri öğrendim ki benim yazdığım bir yazı da bana sorulmadan bir sitede yayınlanmış. Yazı şu: Sinema İzleyicimiz Neden Bu Kadar Davar?  Benden izin almadan yayınlayan siteyse biliyomuydun.com. O da burada. Yazıyı dümdüz kopyala yapıştırla siteye ekleyip en alta da benim blogun linkini koymuşlar (Bu denyoluğu da Onedio çıkardı. İçeriği dümdüz al, koy sitene, alta link ver, intihal ahlaksızlık falan kalmıyor, nefis çözüm). Birkaç içeriğe baktım, başka sitelerden içerik alıp alta hangi siteden aldılarsa linkini koyup paylaşıyorlar. Alexa’dan biliyomuydun.com’un durumuna baktım, TR’de ilk 500 içinde. Ve Google reklamlarından para kazanıyorlar. Bu dümdüz hırsızlık, hiç esnetmeye gerek yok. Benim bir şeyler yazıp para kazanmak gibi bir derdim yok. İzin isteselerdi de muhtemelen verirdim. Lakin içerik hırsızlığı TR internetinin nasıl bir kimliğine dönüşmüşse, ona bile gerek duymuyorlar. Alta bir link verince ortada “etik” hiçbir sıkıntı kalmıyor bu arkadaşlara göre.

Diğer taraftan benim bir şeyler yazıp para kazanma derdim yok dedim ama aynı yöntemi bir şeyler yazarak, içerik üreterek para kazanma derdinde olanlara da yapıyorsun. Site açtım, editör tuttum, özgün içerik üretip native ad vs ile para kazanacağım. İş modelim bu diyelim. Ben editöre para verip içerik ürettiriyorum, sen içeriği aynen alıp sitene koyuyorsun ve alta bir link ekliyorsun. Trafiğin %90’ı sana %10’u bana gelirse bu işler nasıl olacak? Ki Onedio konusundaki en büyük sıkıntı bu. Yayılım için devasa bir network’leri var. İçeriği sitesine koyunca, özgün içeriği üreten sitenin 10 katı trafik alıyorlar. O zaman özgün içerik üreten batıyor. İnternet birbirinin içeriğini çalan dev network’ler savaşına dönüşüyor. Böyle olmaz.

2016-03-25_0006

Sonrasında bu biliyomuydun.com kiminmiş diye bir bakayım dedim ve karşıma tanıdık bir isim çıktı. Gezi zamanı Twitter’ın parlayan faşistlerinden Yorgo Angelopoulos‘u hatırlarsınız. Bir yandan özgürlük eşitlik derken diğer taraftan Kürtlere, Ermenilere nefret kusan bir ırkçıydı. Gezi’ye katılanlar arasında da hitap ettiği geniş bir kitle varmış ki şu anda takipçi sayısı 250k civarında. Şahsen bu dallamanın Gezi direnişine verdiği zararın tüm AKP hesaplarından fazla olduğunu düşünüyorum. Neyse asıl meseleye gelirsek, muhtemelen süreç şöyle işledi. Biri “abi senin deli gibi takipçin oldu, neden bir içerik sitesi kurmuyorsun, gider valla” dedi, bunun da aklına yattı. Faşistliğiyle edindiği takipçileri paraya dönüştürmek belli ki çok da zor olmamış. Zaten eşitlik, özgürlük, ahlak gibi ambalaj olarak gördüğü kavramları içselleştirmenin yanından yamacından geçmeyen biri olduğundan, insanların içeriğini çalarak para kazanmakta bir beis görmemiş. Ve neticesinde TR’de ilk 500’e giren biliyomuydun.com yayın hayatına mutlu mesut devam ediyor. Özgün içerik üreterek hayatta kalmaya çalışan sitelerse batıyor.

Gezi Direnişi’nin başarısız olmasının en büyük sebebi o devasa kolektif enerjiyi bu Yorgo gibi dallamaların absorbe etmesiydi. Sokakta gördüğü çöpçüye selam vermeye dahi tenezzül etmeyen dallamaların Soma faciası sonrası işçinin en büyük dostu kesilmesiydi. Velhasıl bu kof muhaliflik hiçbir işe yaramadı, ortaya çıkan büyük enerjiyi de aldı götürdü. O zamanların “büyük muhalifler”i de şimdi içerik hırsızlığı yaparak popülerliklerini paraya dönüştürme derdinde. Gezi neden sıçtı diyorsan, meseleye bir de bu açıdan bakmak lazım.

 

 

Reklamlar

İçerik Hırsızlığı ile Para Kazanmak Yahut Gezi Direnişi Neden Başarılı Olmadı?” üzerine 9 yorum

  1. Ağzın bal yesin.. (Ya da parmakların.. Bilemedim simdi..) Adamin çaldığı her icerigi ya da her asılsız haberi gördüğümde midem bulanıyor cunku…

  2. Kacinci yuzyildayiz hala tarihi eser statusune aday telif hakki kanunlarindan bahsediyorsun. Su yaziyi okunca tek gordugum, cag disi bir methotla para kazanmaya calisip basarisiz olmus (ya da istedigi kadar basarili olamamis) birinin aglayisi. Bugunun sartlarinda kullanicilara ulasmak icin kullanilan araclari (facebook, twitter, youtube, instagram…) efektif kullanamiyorsun bir de kullanabilenlere bok atiyorsun. Sana onerim yazini yayinlayan sitenin ayni yaziya senden cok kullanici cekmesine kizmak yerine, bundan yararlanmanin yollarini bulman. Sonucta sen de biliyorsun ki bu piyasa iki gunde degismeyecek. Akintiya karsi yuzup de nehir bana karsi calisiyor diye aglamanin alemi yok, sartlara uyum saglaman lazim.

    Ayrica yazdigin yazinin geziyle uzaktan yakindan alakasi yok, sadece bir adama (ya da siteye) kil olmussun, atabildigin tum sucu atmaya calisiyorsun.

  3. ‘ ermeniye,kürde nefret kusan yunanlı kemalist’i inandırıcı bulan salakların aklından şüphe ederim.bu ne ya yuvarlağın köşesi ,beyaz zenci gibi bir oksimoron..zaten vatan partinin içinden provokasyon hesabı dedikoduları dönüyordu bi ara.

    bide bu natali avazyan denen sevimsiz de böyle .onun da ermeni olduğuna inanmıyorum.kim bilir paylaştıkları kimden izinsiz aparma fotolar..bir de milletten borç isteyip dolandırmaya kalkıyordu..o da ulusalcı kemalist

    bu gerizekalılar ulusalcı koyun sürüsünün gazını güzel alıp kaymağını yiyorlar bir güzel..

  4. Senin de ağzından bok akıyor. Anca eleştirin amına koyim. En dikey girişimci sensin, en kral fikirler sende, Facebook, Twitter aslında senin fikrindi de şey edemedin. Ya bak eleştiriyi bırakın sikiyim Onedio, bu nedio, bileni bilmeyeni hepsinin amk da sen naparsin? Ne isin var senin internette yahu? Git birkac davar al otlat senin yapabileceğin yegane şey bence bu. Sana öyle bir ayar oluyorum ki anlatamam!! Kısaca ağzından bok damlıyor sadece. Yapılana da yapana da saygın yok senin. Sen aslında sen bile değilsin kendini de eleştiriyor bu ben olamam diyorsun. Tanıyoruz ya seni ne mal olduğuna dair birçok fikrimiz var. Neyse sana bu kadar yazı çok bile. Peçete verelim de boklu ağzınla dolaşma sağda solda. Geziymis sen gezi hakkinda ne bıkıyorsun ulan göt?? Ha ekmeğini sağlam yedin eyvallah da sus artık amına soktuğum.

  5. Haha. Skandal. KPI KPI diye ağladıkları paylaşım geri dönüşümü yerine sadece paylaşım oranı olunca para yedirdikleri şeylerin r10.net’ten bot satın alan hesap sahipleri olması çok normal. Özgün içeriğimiz %70 bounce rate’imiz var diye diye dalga geçtikleri r10’culardan beslenip konferanslarda başarı hikayeleri satıyorlar. Madem ugc sitesisin, gelir paylaşımı başlat sosyal medyayı sen değil kullanıcıların sömürmeye çalışsın ama bunları da denetleyebil? Ama haliyle 2 dakkada profil yaratıp içerik ürettirmek daha kolay. Sorun çıkınca suç senin olmuyor nasıl olsa.

  6. Şu an internetin genel olarak sorunu da bu zaten. Eskiden olsa içerik siteleri önce özgün içerik ardından seo vs. ile bir yerlere gelmeye çalışır ve içerik çalanlar olduğunda bunları Google’a şikayet edip sıralamalarını ve aramalarını ortadan kaldırırlardı. Ve yine eskiden bot’larla yapılan hırsızlık 3 kelimenin 2 harfini değiştirip hırsızlık yapan editörler tayfasıyla yapılmaya başlandı. Çünkü kurumsallık için editör gerekir diye düşündüler ama editörden çok sosyal medyacıya ve reklamcılara para harcamaya başladılar. Bir de editörden anladıkları şey sosyal medyada ne konuşulursa onu “log’layan” kişi oldu.

    Onedio’dan gidelim. Geçtiğimiz yıl bir toplantıya katılmıştım ofislerinde. Bahsedilen şey şuydu, outsource yazarlar dışında Onedio’nun anlaşmalı olduğu binlerce kişilik bir sosyal medya ordusu var. Bu sayede paylaşılan içerikleri minimum yüzbinlerce kişiye sözde organik olarak ulaştırabiliyorlar o yüzbinlerce kişinin de bu içerikleri %10 oranında paylaşması bile bunun böyle devam eden bir zincir haline gelmesi milyon hite ulaşmayı sağlıyor. Bu bir exploit değil de nedir? Bunu Buzzfeed de yapıyor, başkası da. Ve bu onlar için hiç de önemli bir gider kalemi değil zira bu sayede bünyelerinde çalıştırdıkları metin yazarlarına 2-3 bin tl maaşla sabahtan akşama branded content yazdırıp sırtlarından geçinebiliyorlar. Artık içerik siteleri arama motorunu bırakıp sosyal medyayı istismar ederek ve içeriği hala önemsiz ve “hazır” görerek para kazanmaya çabalıyorlar. Facebook veya Twitter’ın da bu hiç umrunda değil. Google en azından kendi üzerinden para kazanılıyor diye bir sınırlama üzerine çalışabiliyordu ama bu iki şirketin kopya içerikle ilgili şu an için herhangi bir derdi yok. Ha belki bu Facebook Instant Articles ile birlikte yeni bir yola girilebilir ama yine orada da parayı bastıran geniş çaplı bir şikayet olmadığı müddetçe kazanacak ve çalmaya devam edecektir.

Laf konuş

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s